blog'a geri dön

26 yorum var - 11 Mart 2008 22:47

""Erkek kadına tuzaklar kurar. Kadın da o tuzaktan kurtulmaya çalışır. Tango budur!

Eskiden ağzının üzerine siyah bir martı konmuş gibi duran bıyıkları olan, sonra herkesi endişelendiren maceralarını yaşamak için, martıları kesip çok uzaklara giden bir adam bir gece böyle demişti. Ardından da eklemişti:
"Ayaklarıma bakma; tuzağa düşersin. Göğsümü izle!
Göğsüm kuracağım tuzağı ele verecektir. Tangoda ayaklar bir ayrıntıdır! Bu, tuzakların dansıdır." Sonra bir gece bütün kadınlarla dans edip, her birini tuzaklara düşürüp... Bununla yetinmeyip Tom Waits çalarken bir adamla gitgide daha çok erkekleşerek, sanki sonu ölümle bitecekmiş gibi tango yapıp... Martıları alıp sonra, yine çok uzaklara gitmişti..

Zaman geçti. Birbirlerini ayaklarına bakarak, etamin işler gibi tango yapanları gördüm. Tuzak kurmayı beceremeyen adamlar, kurulamayan tuzaklarla cebelleşen kadınlar gördüm. Evli çiftlerin ehlileştirilmiş tango dersleri için birbirlerini hırpaladığını, çoktan ele geçirilmiş, teslim olmuş kadınların, kurulmaktan çoktan vazgeçilmiş tuzaklaradüşmemeye çalışıyormuş gibi yaptığını gördüm. Bu "pis" dansı, "temizlemeye" çalıştıklarını seyrettim. Bütün bu ehlileştirme çabalarına rağmen her tango dersinin tekinsiz hikayelerle son bulduğunu duydum hep. Tangonun "bir -ki üç" diye öğrenilse, "temizlense" bile tekinsiz bir şey olduğunu...

Oysa bazı danslar, bazı yaşları bekler. Birine, hiç yüzüne bakmadan bir şey diyebilmek için biraz ihtiyarlamalıdır insan. Tuzaklar oyununu sürdürme sabrı için biraz yaş almalıdır. Ayaklar, birbirine dolanmadan bir sabır oyununu devam ettirmek için kimi yollardan geçmiş olmalıdır. Bu kadar efendice kederlenmek, bir keder dansı yapmak için çalçene acılardan geçilmiş olmalıdır. Bir şeyi çok isteyip de yapmamayı bilmek gerekir tangonun "olması" için. Tango istemek ve istediğini belli etmemek dansıdır biraz.
İstemek ve istediğine yaklaşmamakla ilgili.
Denizcilerin Arjantin meyhanelerinde "kötü" kadınlarla beraber yarattıkları bu dansın asıl hikayesi, gidecek olanı istemektir. Tango kalıcı olanların değil, hep gidecek olanlaryn dansıdır. Ele geçirilemeyenler arasında sessiz bir kavga... Beraber bir tuzağın koynuna düşmeyi çok isteyen ve bunu ilk kimin söyleyeceğini yoklayan bir kadınla bir adamın dansı... Çok korkan belli etmeyen iki kişinin birbirine meydan okuyuu... "Sevdim de vermediler" ağlaşması değil, "Ben seni hiç sevmedim" yalanı. Kim önce dökülecek, kim önce teslim olacak sınanması... Astor Piazzola çalıyor... Aklıma, giden denizcilerin tuzaklarına fena düşmüş, ama hiç düşmemiş gibi yapmış, iki memesinin arasından kan sızarken dönüp giden adama bir kere bile bakmamış kadınlar geliyor.
Zor.
Tango yapmak için biraz daha büyümek gerekiyor.
------------------------------------------------------------------
......

tango yapmıcam hiç

NinjaOlamayanKaplumbagalar  11 Mart 2008 22:50  

yaparsan aşık olursun o an kendine

if  11 Mart 2008 22:53  

yaparsam kendime hayran kalırım
sabrıma hayran kalırım
o zaman ben kazanmış olurum
öle mi?
umarım dogru cıkardım

NinjaOlamayanKaplumbagalar  11 Mart 2008 22:59  

yüzerken ağlamak gibi..kendimi gördüm :)

ONTGMN  12 Mart 2008 00:06  

yüzerken aglamak ve sabh uyanır uyanmaz aç karnına aglamak... sanırım ıkısı de bırbırıne benzıyo(saçmalıyorum boşver)

if  12 Mart 2008 11:18  

kadın anlatınca tango, sanki kadın gibi
dans edince "erkekleşerek"
güzelmiş
organize işlerde yılmaz erdoğan repliği vardı onu hatırladım.
anlatan da herşeyi söylemiş; "tango biraz da hafif kadın dansıdır" dememiş. sanki hiç öyle değilmiş gibi yapmış. çok güzel

[- ne güzel şarkı söylerdin bir zamanlar? neydi o, içinde ay ışığı olan şarkı?
+ deniz ve mehtap.
- heaa deniz ve mehtap.. sordular seni.. neredesin?
+ içinde ay ışığı yok onun.. *
- nassı yok? deniz var mehtap var.. ay ışığı da vardır..]

belief  13 Mart 2008 16:26  

aslında biraz maço dansıdır. kadın tutsak çunkı

if  13 Mart 2008 16:42  

Tango olayını hayata uyarlayacak olursak bunun tek özeti vardır sanırım; oradaki bundan kaynaklanıyor olabilir! Bazen ihtihar bir babanın oğlunu izlemesi de aynı şey onun bi adım sonra ne yapacağını az çok kestirebilir!.. Kadının kaybetmesine gelince, zaten dans o koreografiye göre hazırlanmıştır. Kadın her zaman dansın sonunda kendini adamın kollarına bırakır ve adamda ki olgunluk birazda bu kolay ve bilinçli dan gelir!..

Yine de tango izlediğin zaman bir kadınla bir erkeğin yapabileceği en iyi şeylerden birisi gibi gelir göze..

xquenx  13 Mart 2008 19:01  

sen kiminle dans ettiğini zannediyosun KAAARDEŞİM!!!

atilati  13 Mart 2008 23:04  

bır esarettır tango belkıde belkıde bınlerce yıldır suregelen bır ısyanın cıglıgı tango sanattır sevgıdır belkıde en hafıfınden agır bır sorumluluktur dokunmaktır dolayısyla hıssetmek tango danstır dans olmasına ama bıraz eksıktır bıraz kırgındır...
tango son u olmaması gereken bır oyundur..
bır uyumdur

chezka  09 Nisan 2008 17:16  

"Tango kalıcı olanların değil, hep gidecek olanlaryn dansıdır. Ele geçirilemeyenler arasında sessiz bir kavga... Beraber bir tuzağın koynuna düşmeyi çok isteyen ve bunu ilk kimin söyleyeceğini yoklayan bir kadınla bir adamın dansı... "

malasef doğru :(
Sonra beraberce o tuzağa düşülür, gitmeye yazgılı olanlar kendi yollarına giderler, müzik biter...

BehindBlue  12 Haziran 2008 14:12  

ne çok donduranın var:)

chatart  07 Temmuz 2008 20:24  

sylvan   29 Temmuz 2008 20:26  

roxanne ..cok severim

if  05 Ağustos 2008 02:11  

ben bu yazıdaki derinliğe ragmen okurken hiç vurgun yemedim..Büyüdüğümü de düşünmüyorum aslında..aslında bilmiyorum

bad time stories  10 Ağustos 2008 12:33  

Al pacino'nun ndaki tango yaptığı sahne geldi aklıma..
hata yapmaktan korkan acemi kadına ne diyordu? "hata yaparsın ve tangoya devam edersin tango hayat gibidir" böyle bir şey diyordu..

Bestloser  20 Ağustos 2008 18:48  

son tangoyu ne zaman yapacağımı bilmiyorum,aslında yapınca son olması şeysi var,şöyle başlangıç yada orta tango olsa yapardım, bir erkeğin karısını yıllarca sana son model çamaşır makinesi alacam diye oyalaması gibi,komşuları aradabir soruyor nooldu komşu sizin çamaşır makinesi?
daha son modeli çıkmadı,,

MONZA  03 Eylül 2008 20:18  

mekanı değişti tangonun...kaybedenlerin tutkulu dansıyken,zaten kazanmışların ruhsuz şekillerine dönüştü.

kizarmis ekmek  14 Eylül 2008 23:40  

en beğendiğim blog yazılarından biri budur..:)

elestirel  16 Eylül 2008 16:09  

gehanne  19 Eylül 2008 09:40  

nasıl kaçırmışım bunu enfes olmuş.

acacia  19 Eylül 2008 09:48  

tango bilen bir erkek.. gerçekten müthiş..
tesekkür ederim.

if  19 Eylül 2008 14:51  

tom waits olmalı ozaman...

studyo la  20 Eylül 2008 07:14  
bu yazıya puanı basanlar: